Pazar, Mart 04, 2007

Karnabahar, brokoli kış sebzeleri içinde çok çeşit yemek yapacağınız ikili, karnabaharları güzelce haşlayın, haşlama suyuna bir dilim limon ve biraz tuz eklemeyi unutmayın.İkisini birden haşlayacaksanız, kaynamış su içine önce karnabaharları suya değmeyen kısımlara da brokolileri koyun, böylece haşladığınız zaman brokoliler buharda pişmiş gibi yemyeşil kalacaktır. Bu iki sebze ile yapacağınız en kolay yemek beşamel soslu ve kaşar peynirli ve fırında pişen ograten tarzı yemeklerdir.
Bence beşamel sosu neyin üstüne koysanız çok lezzetli ve şık bir yemek olur.
Önemli olan beşamel sosu kendinize ve malzemelerinize göre tatlandırmak.
Resmini göreceğiniz karnabahar yemeğinde, beşamel sosun içinde soğan ve yeşillikler var, hem yeni bir tat ve şık bir görüntü oldu.


Soğanlı,Yeşillikli Karnabahar


1 adet karnabahar,
1 soğan
1 havuç
2 yemek kaşığı zeytinyağı
2 yemek kaşığı un
3 bardak süt
Maydanoz,kereviz yaprağı
Üstü için bir avuç kaşarpeyniri


Yukarıda bahsettiğimiz gibi karnabaharı haşlayın. Bir fırın kabına dilediğiniz gibi yerleştirin.Sonra geniş bir tavada ay doğranmış soğanları yağda hafifce öldürün. Rende veya küçük küp doğranmış havuçları soğanlara ekleyin. Un ekleyin, soğan ve havuçlarla kavurun. Sütü bu karışıma ekleyin.İyice karıştırın topaklanmasın, kaynamaya başlayınca altını söndürün. Maydanoz,tuz,karabiber varsa kereviz yapraklarını ekleyin. Akıcı kıvamda bir sos elde edin. Sütü az geldi ise biraz daha ekleyin.Sosu karnabaharların üstünü tam kaplayacak şekilde dökün. 180 derecede 10 dk önce ısıtılmaya başlanmış fırın koyun. Beşamelli karnabahar fırında pişmeye başlasın, çıkartmadan önce kaşar peynirleri üstü dökün.


Eğer brokoliniz varsa karnabaharlar haşlanırken onu da haşlayıp, yemeğinize çok güzel bir renk ve tat katabilirsiniz. Beşamel sosta önemli olan kendinizden bir şeyler katmaktır. Bazen biraz limon kabuğu, portakal kabuğu, soğan yerine pırasa, nane, kekik hatta köri, baharat çeşitleri....gibi

Perşembe, Mart 01, 2007

Biberiye diye çok güzel bir baharat var, bilmem hiç dikkat ettiniz mi? Hatta bahçelere süs bitkisi olarak da ekiliyor. Ya da fazla uğraşmayın. Baharatçılarda satılıyor. Bir paket alın. Baharatların yanına koyun. Özellikle et yemeklerinde kullanıyorlar, ama siz patates yemeklerinde kullanın. Hatta biraz önce bahsettiğim dilimli fırın patateste , ya da püre yaptığınız patateste çok lezzetli oluyor.
Patates püresi ile yapılmış fırında pişen biberiyeli patates pizzası var. Daha yaza doğru yazmak istedim. Ama belki denemek istersiniz, çok lezzetli bir yemek.

Peynirli Patates Fırında

5 adet patates
1 yumurta
3 yemek kaşığı nişasta
Beyaz peynir, kaşarpeyniri
Domates
Çekirdekleri çıkarılmış bir avuç siyah zeytin
Biberiye, kekik
Karabiber tuz

Patatesleri haşlayın ve sıcak sıcak ezin. Çünkü patatesler en iyi sıcakken eziliyor. Biraz soğuduktan sonra yumurta ve nişaştayı da patatese katıp iyice karıştırın. Bu arada karabiber,tuz kırmızıbiber de katabilirsiniz. Zeytinyağı ile yağlanmış fırın tepsisinin üstüne biberiyeleri serpiştirin ve ezilmiş ve tatlandırılmış patatesleri biberiyelerin üstüne güzelce yayın. Tepsinin dibinde biberiyeler onun üstünde ezilmiş patatesler olacak şekilde bütün tepsiyi hamur gibi kaplayın. 180 derece de ısıtılmış fırında 15 dakika fırınlayın. Fırında çıkardığınızın patateslerin üzerine sırası ile dilimlenmiş domatesleri, beyaz peynirleri ve zeytinleri yayın. En üstüne bir avuç kaşar peyniri gezdirin. Biraz da kekik tabii, fırına tekrar koyun. Peynirler eriyince çıkarın. İşte size hem patates ve yemek yanında süs olacak çok güzel bir yemek.
Yemek yapmak istediğimiz zaman önce elimizdeki malzemeleri değerlendirmeliyiz. Elimizdekileri düşünüp onlara ekler yapabiliriz. Örneğin patates hepimizin evinde olmazsa olmazlarındandır. Patates kızartması herkesin çok severek yediği bir yemek türüdür. Ama patatesten farklı şekillerde yararlanabiliriz. Dilim dilim doğrayıp zeytinyağı ve baharatlarla tatlandırıp fırında pişirebiliriz. Çok lezzetli ve kolay yapılabilinir. Patates ve elma ile yapacağınız güzel bir yemek daha, hem de fırında pişmiş...

Elmalı patates

4 adet patates
3 adet elma
1 soğan
Kaşarpeyniri
Rendelenmiş muskat
Karabiber, kırmızıbiber
2,5 bardak süt

Patatesleri ve elmaları yuvarlak dilimler halinde doğrayın. Yağlanmış fırın tepsisine bir patates, bir elma şeklinde yarılar üst üste gelecek şeklinde dizin. Soğanları ay şeklinde doğrayın az bir zeytinyağı ile tavaya koyun, hafifce soteleyin. Soğanlar sotelenince üstüne süt dökün, kaynatın, tuz,karabiber ve muskatı ekleyin. Ocağı söndürün, süt ve soğan karışımını patates ve elmalı karışımın üstüne dökün. 170 derece az ısıtılmış fırırna koyun 15 dk sonrada rendelenmiş kaşarı ekleyin. Üstleri iyice kızarana kadar pişirin.

Sadece patateslerle de bu yemeği pişirebilirsiniz.

Pazartesi, Şubat 19, 2007

Kış bitmeden cafe günlerinde her hafta yaptığımız ve sevgili Tijen İnaltong kitabında (Mevsimlerle Gelen Lezzetler) yer alan bir sebze çorbasını da sevgili arkadaşım Sinem için yazıyorum. Aşure'de bizde “ben içinde her sebzenin ve bakliyatın olduğu çorbaları seviyorum nasıl yapılıyor deyince,” tabii ki Minnestrone geldi aklıma, Sevgili Tijen Hanıma çok teşekkürler, ufkumuzu açtığınız için.

Cafenin tahtasına bu çorbayı yazdığımızda uzun bir süre minestrone ne demek diye sormak ve denemek için cafeye gelen bütün müşterilerimize sevgi ve selamlar.

Sebze Çorbası-Minestrone (İtalyan usulü)

2 patates
2 soğan
Kereviz sapı
3-4 diş sarmısak
1 su bardağı barbunya
2 havuç
2 yemek kaşığı zeytinyağı
1 su bardağı domates püresi
Çeyrek bardak arpa şehriyesi, yıldız makarna
Maydanoz
Tuz kırmızıbiber, karabiber,nane

Büyükçe bir tencereye yarısına kadar su ile doldurun. Sebze suyu olursa daha iyi olur. Ispanak, pazı gibi haşladığınız su. Tencereye domates püresini ekleyin. Ocağı yakın, su kaynamaya başladığı zaman sıra ile bütün malzemeleri küçük küpler halinde doğrayıp kaynamış suya ekleyin.Yağ, soğan, sarmısak, havuç, patates, kereviz sapları , sonra barbunyayı tencereye koyun. Bütün sebzeler pişince en son arpa şehriye ya da yıldız makarnayı ekleyin.Çorbanız özleşmeye başlayınca suyunu kontrol edin. Maydanoz ve baharatları ekleyin. Bu çorba italyan usulü olduğundan servis sırasında kaşar peyniri ekleyebilirsiniz.
Kış aylarında yapılan salatalar bence yaz aylarındakinden daha renkli ve çeşitli, bu aylarda bol miktarda bulunan turp çeşitleri (kırmızı,beyaz,siyah), havuç, brokoli, karnıbahar, lahana (kırmızı,beyaz), ıspanak,pırasa,patates, bakliyatların hepsi, mercimek, kurufasulye, barbunya, nohut, mısır, bulgur,pirinç,makarna çeşitleri..... bu listeyi çok uzatabiliriz. Bu malzemeleri çeşitli şekillerde doğrayıp, ya da rendeleyerek sadece zeytinyağı ve limonla tatlandırarak kendimize sağlıklı bir öğün yemek yapabiliriz. Hatta ıspanak, pazı gibi sebzeleri haşlayıp sadece yoğurtla karıştırıp yiyebiliriz.

Ben arkadaşımın evinde yedim. Kuskuslu ve sebzeli salata onu anlatmak istiyorum. O salatayı görünce nelerden kış salatası yapabilirim diye düşündüm. Çok fazla çeşit çıktı. Sizlerde evinizde hiç vaktim yok yemek yapamıyorum diyorsanız, salataları yapabilirsiniz. Hem kolay, hem sağlıklı, hem de besleyici.
Önce kuskuslu olanı yazacağım. Sonra yeşil mercimekle yapılan çok şık bir salata.

Sebzeli kuskus salatası
½ paket kuskus
2 rendelenmiş havuç
2 yemek kaşığı bezelye
4-5 adet salatalık turşusu
4 adet yeşil soğan
2 yemek kaşığı mısır
Maydanoz,dereotu (yarımşar demet)
Tuz, zeytinyağı, limon

Yarım paket kuskusu 3 bardak su ile haşlayın. Diğer taraftan salata kasesine bütün malzemeleri koyup karıştırın. Malzemelerin üstüne ılınmış kuskusları ekleyin
Güzelce karıştırın. Zeytinyağı ve limonu ekleyin. Çok renkli ve sağlıklı bir yemeğiniz oldu.

Aynı şekilde sadece yeşil mercimekten böyle bir salata elde edebilirsiniz. Bu sefer mercimekleri haşlıyorsunuz. Bir bardak yeşil mercimeği 2 bardak soğuk su ile haşlayın ve süzün. Mercimeklerin dağılmamasına dikkat edin. Kaynadıktan sonra 5-6 dk yeterli olacaktır.
Mercimek salatasına çok ince doğranmış pırasa da koyabilirsiniz.

Pirinçle yapılan salata-çin pilavı adı verilen salata da çok renkli ve lezzetli oluyor.

Sadece karnıbahar ve brokoli haşlayarak da çok leziz salatalar yapabilirsiniz.

Pazartesi, Şubat 05, 2007

Aşure ayı ve ben tabii ki aşure yaptım. Öncesinde yazmadım, heryerde bolca tarif var. Ama aşure bana göre hissedilerek pişirilmeli, böyle yazınca diyeceksiniz sen bütün yemekler için öyle söylüyorsun. Doğru ama aşurede şöyle silkinip kendimize gelmeliyiz. Bütün bir yıl neler yaptık, neler yapmak istiyoruz, nasıl bir yaşantı bizi mutlu ediyor. Bütün bunları şöyle bir kafamızda geçirip aşure pişirmeliyiz.
Hatta artık komşuluk kalmadığı için en eski arkadaşlarımıza aşure yapmalıyız. Aşure yaparken kimlerle paylaşayım diye düşünmeliyiz. Yani aşure tek başınıza yiyeceğiniz bir tatlı olmamalı. Niye böyle yazdım. Çünkü ben çocuktum annem aşure yapardı, büyükçe bir kovaya doldurur, içinde koca bir kepçe ile komşulara kepçe kepçe dağıtırdık. Aşure büyük bir kazanda pişerdi. Zaten kokusu bütün mahalleyi kaplardı.
Büyüdükçe ve evler apartman haline geldikçe bu kepçe ile dağıtma yok oldu. Annem bizleri çağırmaya başladı, yine dayanmayıp alt komşu, üst komşu, mahalle bakkalı dağıtıyordu. Ben böyle bir alışkanlık içinde büyümüştüm. Sonra ben kendim küçük bir tencere ile başladım. Her geçen yıl tencereyi büyütüp, bütün bir yıl göremediğim, aynı şehirde ama iş-güç içinde görüşemediğimiz arkadaşlarımı çağırmaya başladım. Uzun senelerden beri devam ettim. Sonra cafe günlerde bir gün cafe müşterilerine, bir gün yine arkadaşlarımıza olmak üzere iki kez pişirmeye başladım.
Bu sene acaba yine iki defa mı pişirsem diye düşündüm. Bu hafta birincisini yaptım.
Eğer sizlerde bu kadar kargaşa ve yoğunluk içinde uzun zamandır görmediğiniz arkadaş, akraba, dostlarınızı bu günlerde kendi yaptığınız bir aşure ile ağırlayabilirsiniz.
Çocuklarınız da sizden öğrenip gelecekte herşeylerin daha da suni-sahte, yok gerçek kelime sanal olacağı günlerde misler gibi kokan ve içindekilerin hepsini kendi toprağında yetişmiş bir tencere aşure pişirebilsinler.
Aşure yapmak kesinlikle zor değil, sadece bilinçli bir hazırlık gerekiyor. Ben size ölçü yazmayacağım. Aşureyi nasıl yapacağınız yazacağım.

Aşure için alınacak malzemeler :

Aşurelik buğday, (un elde edilen buğdayın su ile ıslatılıp döğülmüş hali-diğer adı döğme)
Şeker
Fındık,fıstık,üzüm, dolmalık fıstık
Nohut, kuru fasulye
İncir, kayısı,dut ,ceviz
Karanfil
Portakal kabuğu, elma
Nar
Bir tutam tuz

Öncelikle aşure pişirmeyi düşündüğünüz bir gün evvel aşurelik buğdayınız iyice yıkayıp üstünü bir karış geçecek şekilde su koyup 5 dakika kaynatın. Ocağı söndürün sabaha kadar beklesin. Nohut ve kuru fasulyeyi de yıkayıp ıslatın.
Ertesi sabah aşurelik buğday tenceresini ocağa koyun, üstüne de kaynatılmış su ilave edin. Diğer taraftan nohut ve fasulyeyi de haşlayın. Buğday kaynamaya başladıktan sonra, haşlamış olduğunuz fasulye ve nohutu ilve edin. Aşure yaparaken dikkat edeceğiniz en önemli şey pişme derecesine göre malzemeleri tencere eklemek, sonra sırası ile fındıkları biraz küçülterek robotla yapabilirsiniz, fıstık,üzüm,kayısı, çok az ceviz , portakal kabuğu,elma karanfil ve bir tutam tuz. Bütün malzemeler iyice bir kaynasın. Aşureniz iyice kaynamaya devam ederken dikkat edeceğiniz en önemli şey, malzemelerinizin iyi pişmiş olması , çünkü şekeri koyduktan sonra aşurenizdeki malzemeler dirileşir. Yani bütün pişme işlemi şeker olmayan zamandır. En son şekeri ekleyip 10-15 dk kadar kaynatın. Portakal kabuğu ve elma sizin keyfiniz kalmış bir tattır. Koymak zorunda değilsiniz. Aşureniz piştikten sonra 5 dk tencerede dinlendirin. Sonra kaselere boşaltın. Aşurelik buğday durdukça koyulaşan bir malzeme olduğu için biraz sulu olmasına dikkat edin. Kaselere koyduktan sonra bir yoğunlaşmasını bekleyip üstünü süsleyebilirsiniz. O artık sizin göz zevkinize kalmış.

Gerçekten aşure yapmak isterseniz mutlaka başarılı olursunuz. Bir de aşureyi arkadaşlarınızla paylaşırsanız çok daha mutlu bir yıl geçirisiniz.

Salı, Ocak 30, 2007

Yemek yapmayı sevmek, sizi hem yaratıcı yapıyor, hem de hiçbir şeyi ziyan etmemeyi öğretiyor. Bizim evde kış boyunca portakal kabukları hep birikir, reçel ve şekerleme yapılır. Çünkü ben şekercilerde gördüğüm meyva şekerlemelerine çok özenirdim. Sonra araştırdım, yemek yapmak demek ki araştırmayı da öğretiyor. Çok kolay yapılabileceğini öğrendim. Şimdilik epey bir portakal reçeli yaptım. Bundan sonra birikenler şekerleme olacak. Portakal reçeli ve sekerlemesi çok lezzetli ve de şık oluyor, ben deneyin derim. Çok mutlu olacaksınız. Yok ben reçel sevmem diyenlerde olacaktır, hediye edersiniz.


Her akşam yediğiniz portakal kabuklarını geniş su dolu bir kapta buzdolabında bekletin. Sadece yapacağınız şey, bu suyu hergün değiştitmek. Bu su dolu kaba değiştirdiğiniz zaman bir tatlı kaşığı tuz ekleyin. Bu tuz portakal kabuğunda ki acılığı alıyor. Portakal kabuklarını bir tatlı kaşığı tuz koyarak, gün aşırı değiştirip 3-4 kere bu işleri tekrarlayın. Bir hafta sonra kabukları üstüne kadar su ve 1 tatlı kaşığı tuz ekleyerek kaynatın. Bu işlemi de 3 kere tekrar edin. Kabukları kaynatın, süzün,kaynatın ve süzün. İyice süzülünce istediğiniz boyutta doğrayın, elinizdeki kabuk miktarına göre şeker ekleyin.


Portakal Kabuğu Şekerlemesi

Eğer şekerleme yapacaksanız, kabukları 2 bardak şeker,2 bardak su ile şerbet yapın, şerbetin içinde iyice pişrin, serbeti kabukların çekmesini sağlayın, Soğutun, bir tepsiye toz şekeri dökün ve yayın, soğumuş kabukları şekere bulayıp başka bir tepsiye yayın ve kurutun. Bizim evde bu işlemden sonra kuruyana kadar kabuklar bitiyor.

Portakal Reçeli

Reçel yapacaksanız, haşlanmış kabukların üzerine şekeri dökün, 2-3 bardak su ilave edin. Köpüklenceye kadar kaynatın,reçel kıvamında söndürün.
Şeker miktarını kendi ölçünüze göre yapın. Ne kadar kabuk biriktirirseniz, koyacağınız şeker miktarı kabuklardan biraz fazla olmalıdır.

Kabuklarınızı atmadan bir daha düşünün çok leziz bir reçeli sokağa atıyor olabilirsiniz.