Pazartesi, Ekim 16, 2006

Yemek yapmak nasıl bir duygu, duygu mu? İhtiyaç mı? İhtiyacımız var diye mi yemek yaparız veya yeriz veya bu tamamen içgüdüsel bir şey mi? Bu konu beni hep düşündürmüştür. İnsan yanlız olsa yemekle bağı ne kadar olur? Ama ailesi varsa hele de çocukları varsa yemek onun için ne kadar önemli olur. Ya da her şekilde insan doyabilir sadece insan demiyelim biz yedi boyunca dünya güzel bir köpeğimizle yaşadık.20 ay önce kaybettik. Adı Betiş idi. Aslı onu sokak da bulmuştu ve hayatımızdaki en anlamlı yedi yıl böyle başlamıştı. Konuşmayan ve gülmeyen ama bizi herşeyden çok seven bir canlımız vardı. Betişle ilgili çok anı yazarım ama burada anlatmak istediğim en önemli konu yemek ve doymakla ilgili, bizler sabah evden çıktığımız da onun için koyduğumuz mamasına biz gelene kadar hiç dokunmamasıydı. Bütün gün karnı aç olduğu halde hiç yemezdi ama birimiz geldiğinde önce bizi karşılar sonra mama kabında bir tek mama alır bizim karşımızda onu yer sonra bu işlemi tekrarlamaya başlardı. Ben bunu gördüğüm her gün ona vermek istediği mesajı aldığımız söylerdim " sizinle olmak istiyorum-siz varsanız yemek yiyeceğim" İşte bir yemek yemek hikayesi gerçek ama insan böyle düşünür mü acaba evet yemek hayatımızda ne kadar yer tutabilir yemek mi? hazırlamak mı? sunmak mı? yaşamak mı? ihtiyaç mı? veya kaç kişi için veya ne için aç kalabiliriz?

Çarşamba, Ekim 11, 2006

Benim en sevdiğim sebzeye nihayet kavuştum biraz gizem katmak istedim, kaç haftadır pazarda yaprakları turşu için satılıyordu şimdi canım köklerine kavuştum. Bir sebze bu kadar mı lezzetli olur bu kadar yoğun koku tat olur mu bilmiyorum. Ayrıca yaprakları ayrı, sapları ayrı, kökü ayrı şekillerde kullanılıyor yani hiç bir parçasını ziyan etmiyoruz. Yaprakları turşuya, salatalara, çorbalara veya çiğ olarak ekmeğin içine koyup yiyebilirsiniz, saplarını sakın atmayın çorbalara muhteşem tat veriyor. Bütün sebzeleri seviyorum ama bu başka zeytinyağlısı, etlisi,salatası, çorbası,böreği ve başka yemeklere garnitür olarak böyle lezzetli başka sebze var mı bilmiyorum. Çok merak ettiğinizi biliyorum hatta adını yazdığım da bu sebzeyi sevmeyenler hemen bundan bahsediyorsun fazla abartmışsın bile diyebilirler ama sevenler bana fazlası ile katılacaklardır. Hatta bu sebze ile ilgili benim kızım bana onu bu dünya da tanıtmak ve ona gerçek değerini buludurmak için geldiğimi söylüyor. Bu sebze ile ilgili onu sevenler derneği oluşturmayı bile düşündüm. İşte bu güzel sebze "KEREVİZ" Pişirdikçe kerevizle ilgili tarifler yazacağım bu nedenle pazar veya market gittiğinizde az da olsa kereviz almayı unutmayın. Akşam salata yaptığınızda üstüne üç parça kereviz yaprağı ekleyin evdekilere bir şey söylemeyin bakalım nasıl tepkiler alacaksınız.



Akşam kereviz ve de yapraklar kavuşmuşken tabi hemen bir sebze çorbası yaptım bol kerevizli kesinlikle her öğün yenilebilecek çok güzel bir çorba.

Sebze çorbası

2 adet havuç
1 adet kereviz yaprakları ve sapları dahil
1 adet patates
2 adet kabak
1 soğan
1 yk zeyinyağı
dereotu, maydanoz, karabiber
1 fincan bulgur
2 diş sarmısak

Bütün sebzelerin doğrama şekli size kalmış, ben ince çubuk şeklinde doğradım, bu size zor geliyorsa küçük küpler halinde doğrayın. Tencereyi ocağa koyun, küp şeklinde doğranmış soğanları ve iki diş sarmısağı ekleyin iki dakika karıştırın , doğramış olduğunuz sebzeleri sıra ile önce havuçları,kerevizler,kabaklar ve patatesleri tencereye ekleyip 5 dakika soteleyin. Yani sebzelerin kokuları çıksın. Kaynamış 3 bardak sıcak suyu tencereye ekleyin.Kaynamaya başladıktan sonra tuz ve baharatları koyun. 5 dakika kaynadıktan sonra 1 fincan bulgur,şehriye ekleyebilirsiniz. Dereotunu ve ince doğranmış kereviz saplarınıda tencereye koyduktan sonra bir taşım daha kaynatın. Çok lezzetli ve renkli çorbanız hazır, havalarda serinledi sıcak sıcak afiyet olsun. Bu arada servis sırasında üstüne kereviz yaprakları ayırmayı unutmayın.

Geçen günlerde sütlü kek tarifi yazmıştım. Şimdi onun içindeki şekeri azaltıp yerine dut pekmezi ile yaptım çok güzel oldu sizlerde deneyin. Benim pekmezimi annem yaptı çok güzel eğer isteyen olursa temin edebilirim.


Pekmezli kek

1 adet yumurta
1,5 su bardağı süt
3 su bardağı un
Yarım bardaktan az zeytinyağı
1 su bardağı pekmez
1/2 bardak şeker
kabartma tozu, fanilya
evde elma veya armut varsa 1 adet dilimlenmiş meyva

Şeker ve yumurta iyice çırpıldıktan sonra pekmezi ekleyin iyice çırpın, süt,un,kabartma tozu ve vanilyayı ekledikten sonra iyice çırpın yağlanmış kek kalıbına dökün, üstüne keyfe keder elma dilimleri veya armut dilimleri dizin. 150 derece az ısıtılmış bir fırında pişirin. Rengi çok güzel ,kabarmış çok şık kekiniz hazır afiyet olsun. Kekin üstüne koyduğunuz elma dilimlerinden korkmayın kekin kabarması ile kekinize çok şık görüntü verecektir.

Pazar, Ekim 08, 2006

Ben 1987 yılında çalışma hayatına başladım, çalışmaya ilk başladığım günlerde neyi nasıl yetiştireceğimi bilmiyordum, her gün başka bir yol deniyordum. İşten eve giderken -ev ile iş yürüme mesafesindeydi- bir kaç denemeden sonra en kısa ve benim ihtiyaçlarımı alacağım yolu buldum. İlk günler akşam yemek yetiştiremeyeceğimi düşünüp hafta sonundan hazırlık yaptım, sonraki günler ve aylar içinde baktım ki artık hafta sonu telaşına düşümüyordum çünkü iş hayatı ve ev hayatı çocuklar kendi içimizde disipline olmuştuk herşeye zaman bulmayı öğrenmiştik. Tabii bütün bunlar zamanla ve denemelerle oluyordu.
Bu gün çok sevdiğim bizim evin üçüncü kızı Safişim iftara gelecek dünde zeytinyağlıları hazırladım ama bugün geri kalan yemekleri pişirdim. Yemekleri hazırlarken geçen yılların ve dört yıllık cafe tecrübesinin bana neler öğrettiğini bir defa daha gördüm. Bu yüzden size bunları yazmak istedim. Yemek yapmak bazıları için zor bunu anladım gerçekten yemek yapmak isteyenler için bir iki önerim var. Öncellikle ne pişireceklerse hepsini ayıklayıp yıkayıp kenar koysunlar, sonra sırası ile pişirmek istedikleri her malzemeyi hazırlayıp tencereye ekledikleri an yemekler hazır olmaya başlayacaktır, sıralama önemli, düzenli olmak önemli , düzenli olunca etraf dağılmayacak,her kirlenen kabınızı yıkarsanız yemek işiniz bittiğinde mutfağınız tertemiz olacaktır.

Bu arada akşam ki menü bol sebzeli mercimek çorbası, Şafişim Karadeniz Ereğlili o yüzden barbunyalı kara lahana, mısır ekmeği, patlıcanlı kiş, zeytinyağlı yaprak sarma, taze fasulye,fırın makarna biraz salata yaparız tam olur. Tatlı için bir şey düşünmedim elmalı bir kek yaparım çaylık

Barbunyalı Karalahana

1 bardak akşamdan ıslatılmış barbunya
2 demet kara lahana
2 soğan
4 diş sarmısak
1fincan bulgur

Akşamdan ıslatmış olduğunuz barbunyayı haşlayın.Ayrı bir tencerede karalahanaları doğrayın bol su ile yıkayın iyice haşlayın. Barbunya ve lahana haşlandıktan sonra süzün. Tencere ocağa koyun kuşbaşı doğranmış soğanları ve sarmısakları iki yemek kaşığı zeytinyağında kavurun soğanlar öldükten sonra süzüp elinizde sıktığınız lahanaları ekleyin,lahanların kendi sularını verip çekene kadar kavurun böyle hafifce evde lahana kokusu duyulsun. 2 bardak kaynamış su ekleyin kaynamaya başlayınca haşlanmış barbunyaları tencereye koyun,tuz, karabiber,kırmızıbiber ekleyin ,ocağın altını kısın.20 dk sonra bulguru tencereye ekleyin. Tencerenin altını kısın yavaşça pişmesi için, eğer suyunu çekerse sıcak su ekleyebilirsiniz.

Cuma, Ekim 06, 2006

Şimdi elmalı bir kek pişiriyorum margarin yerine zeytinyağı koydum o yüzden fırından çıkınca size tarifini yazacağım bu keki ilk defa epey yıl önce sevgili arkadaşım Songül'ün evinde yemiştim sonra çeşitli defalar yaptım çok şık ve lezzetli oluyor keki yaparken düşündüm gerçekten yemek yapmak sevgi işi ben hayatın her bölümü için bunu düşünürüm ama yemek gerçekten sevgi işi , eğer soğan doğramayı,sarmısak soymayı patates doğramayı ya da herhangi bir sebze meyva veya et diyelim bunları önünüze koyduğunuzda içinden ben bunlardan şimdi çok güzel ve lezzetli bir yemek çıkaracağım demiyorsanız biraz daha benim gibi düşünüp dünyanın en güzel yemeğini yapacağım ya da öyle hissedeceğim demiyorsanız yemek yapmayı sevmiyorsunuz, o zaman neden yemek yeriz? ya da yemek yemek sizin hayatınızda ne kadar önemli? Şimdi bu yazıyı okuyanlar ama canım ne olacak alt tarafı yemek yemek veya yapmak ne var bunda bu kadar duygusal olmanın...Halbuki bir ev kurulurken ne kadar önemlidir mutfak eşyası almak hatta marka ile seçeriz beyaz eşyamızı, tenceremizi, bardağımızı, çatal-kaşık herkesin mali gücüne göredir ama yine şartların en iyisi alınmaya çalışılır neden? Hiç kullanmayacaksak tencerenin markasının ne önemi var veya hazır yemekler alıp sunduğumuz bir masadaki tabak ve bardağı , herzaman yazdığım gibi kendi elinizle yaptığınız bir menemen nasıl lezzetlidir, çünkü kendi elinizle yapacağınız herşey tam sizin ruhunuzu ortaya koyacaktır. Bütün çektiğiniz iş stresini de ortadan kaldırarak.
Ben mutfak eşyalarının en pahalısını alıp sonra o mutfağı ve mutfak malzemelerini hiç kullanmayan bir aile ile tanışmıştım ve şok olmuştum çünkü kadının eşi bana "kadınlar son teknik bütün mutfak malzemelerini alır sonra onlar dolaplarda saklar deyince" ben de o gün satın alıp kekler denediğimiz robottan bahsetmiştim, bütün kesme bıçaklarını nasıl denediğimizi, havuçları, patatesleri nasıl kestiğimizi anlamıştım çok şaşkın ifade ile bana baktığını hiç unutmam. Son model robotunuzu kaç kere kullandınız ? Ya da son teknikler yapılmış yemeği şöyle pişer, keki çok iyi kabartan, böreğin altını üstünü iyi kızartan fırınınızı?


Bu arada elmalı turta fırından çıktı çok leziz olmuş demek ki zeyinyağı ile yapabiliriz.

Elmalı turta

3 adet elma
1,5 bardak un
8 yemek kaşığı un
yarı çay bardağı zeytin yağı
1 paket kabartma tozu
2 yumurta
yarım limon suyu ve kabuğu rendesi

önce yumurta ve şekeri iyice çırpın daha sonra un,limon suyu,limon kabuğu,yağ ve kabatma tozunu ekleyip iyice karıştırın çok koyu olmayan bir hamurunuz olacak bu malzemeyi yağlanmış bir borcama dökün. Üstüne ince ay şeklinde dilimlenmiş elmaların üst üste gelecek şeklinde hamuru üstünü kaplayın. 150 derece fırında 20 dakika pişirin servis sırasında üstüne bal veya tarçınla karıştırılmış pudra şekeri koyabilirsiniz.

Çarşamba, Eylül 27, 2006

Sanki bu sene sonbahar erken geldi. Yada o çok sıcaklar sebebiyle bu ani serinlik bizlerde o etkiyi bırakıyor. Bizim semt perşembeleri pazar kuruluyor. Geçen perşembe erken evden çıktım pazar çok güzel renkli ve herşey o kadar tazeydi ki nasıl imrendim nasıl ve sonra vakit yok deyeip marketlerden kapalı kutular içinde sebze ve meyva almaya çalışmayı düşündüm. Gerçekte pazardan alınan her şey çok daha taze ve lezzetli bu nedenle semtinizdeki pazarları araştırın hiç değilse bir tanesine gitmeyi deneyin eminim çok seveceksiniz. Şimdilerde üzüm pazarda bol nasıl taze lezizler aynı gün dönüşte pazar uğrayıp taze sebzeleri aldım. Tabi ki iki demet de pazı sizlere pazı yemeği yazmak istiyorum ıspanakdan daha kolay ayıklanıp yıkanıyor.

Pazı Yemeği
1 veya 2 demet yıkanmış doğranmış pazı
2 adet soğan
3 diş sarmısak
2 yemek kaşığı zeytinyağı
1 fincan bulgur
tuz, karabiber, kırmızıbiber
Yarım limon suyu


Yağ ve irice küp doğranmış sarmısaklar tencereye konur ocağı yakın hafifce soğanlar ölene kadar kavurun sarmısakları ekleyin sonra doğramış olduğunuz pazıları ve limon suyunu ekleyin tencereye, pazılar kendi sularını verene kadar pişirin. Pazılar suların çekmeye başlayınca bir çay bardağı su ilave edin. Bulgur ve baharatları ekledikten sonra ocağı kısın.10 dk içinde çok nefis yemeğiniz hazır. 1 kase yoğurt çok sağlıklı bir akşam yemeği hazır demektir.

Bu aralar tam turşu yapma zamanı acaba kaç kişi bir kaç çeşit turşuluk alıp denedi. Salatalıklar acurlar lahanalar biber çeşitleri keşke deneseniz çok mutlu olacağınıza eminim.

Cuma, Eylül 22, 2006

Bulgurun faydası nihayet fark edildi. Bizler doğduğumuz bölge sebebiyle zaten bulguru yiyorduk. Geçen gün arkadaşlar bulgurun içinde folik asit var ama yiyelim diyince ben içimden güldüm ve doğanın insanları korumak için herşeyi sunduğunu daha iyi anladım.

Şimdi çok kolay lezzetli ve de sağlıklı bir bulgur pilavı tarifi yazacağım, aynı zamanda hesaplı
Kabak dolması yaptığınızda kabağın içlerinden genel olarak mücver yapılır. Ben güzel bir bulgur pilavı yaptım deneyin pişman olmayacaksınız. Bu arada iki adette patlıcan oydum onun da içlerini kullandım.

Kabak içli bulgur pilavı

4-5 adet dolmalık kabak içi
2 adet patlıcan içi
2 adet soğan
1 bardak bulgur
2 bardak su
1 yemek kaşığı zeytinyağı
tuz, karabiber, kırmızıbiber
üstüne maydanoz ve dereotu

Dolma yaptığınız kabak içlerini bir kaba koyun büyük parçaları küçültün, aynı işlemi patlıcan içleri için yapın. Tencereyi ocağa yağ ve de küçük olmayan ay şeklinde soğanlar koyun. 2 diş sarmısak ekleyin hafifce kavurun. Sonra kabak ve patlıcan içlerini tencereye ekleyin ve de 10dk kadar daha doğrusu kabak içleri sularını verip çekene kadar yani tencerede kabakların mis gibi kokusu gelene kadar, sonra iki bardak kaynamış suyu tencereye ekleyin. Kaynadıktan sonra bulguru ilave edin tuz ve baharatları koyduktan sonra ocağı kısın tencerenin ağzını kapatın. Pilav suyunu çekince tuzunu kontrol edin üstüne ince doğranmış maydanoz ve dereotunu ekleyin hafifce karıştırın ocağı kapatın 5 dk dinlendirin.

Servis tabağına pilavı alın. Şöyle bir görüntü olacak mis gibi kokan hafif koyu bir renk çünkü patlıcan içlerini koyduk üstünde birkaç yaprak dereotunun kokusu , dereotunu sevmeye insanlar çok karşılaştık umarın değilsindir ama pilavı üstüne nane ve kekik de ekleyin çok güzel olacaktır.

İçlerini aldığımız kabakları dolma yapmayı unutmayın. Hiç bir şeyi ziyan etmemiş olmalıyız. Zamanımızı, kazancımızı , emeğimizi, öncellikle de sağlığımızı.....

Çarşamba, Eylül 20, 2006

Bugün dışarı çıktım. Cafe komşularımıza uğradım. Hepsi ne zaman yeniden başlayacağımızı sordu. Açıksası bunun cevabını bende bilmiyorum. İnşallah herşey yolunda gider ben de sevgili misafirlerime yeniden kavuşurum.

Artık sonbahar başladı. Hergün önünden geçtiğim ve el arabasında mis gibi enginar ve de mevsim sebzeleri satan satıcı ile göz göze geldim. Sonbaharın gelmesi ile o taze sebzeler tabikii kavanoza girmişti. Enginar ve bamya kavanozda ama canım bal kabak dev araba duruyordu onu görünce çok sevindim. Bal kabaklı çok tarif yazacağım. Çünkü biz cafeyi açtığımızda ilk yapıtığımız çorbalardan biri sevgili Tijen İnaltong'un hindistan cevizli bal kabak çorbasıydı. Çok lezzetli ve iddaalı olmuştu ama muhteşem bir tattı. Tezgahta balkabağını görünce o günleri hatırladım.

Şimdi bildiğimiz kırmızı mercimek çorbasına biraz daha yoğun maydanoz kökleri ekleyip çorba yaptım. O yazacağım inşallah evde denersiniz.

Maydanozlu mercimek çorbası

1 bardak kırmızı mercimek
1 adet rendelenmiş patates
1 adet rendelenmiş havuç
1 soğan
1 demet sapları ile irice doğranmış maydanoz
1 yemek kaşığı zeytinyağı
tuz karabiber,kırmızıbiber ve de nane

Tencereye yağ ve kuşbaşı doğranmış soğanları ekleyin ve hafif kavurun sonra yıkanmış mercimekleri ekleyip kavurmaya devam edin ,mercimekler suyunu çekince 3 bardak sıcak su ilave edin, çorbanız kaynamaya başlayacaktır. 5 dk kaynayan çorbaya rendelenmiş havuç ve patatesi ekleyin bir taşım kaynatın. Sonra irice doğranmış maydanozlar ve baharatlar ekleyin.5 dk sonra çok şık ve lezzetli çorbanız hazır olacaktır. Eğer hafif bir blendırdan geçirmeyi düşünürseniz olur ama böyle maydanoz yaprakları ile çok lezzetli oluyor.

Önümüz sonbahar ve kış çok şık ve sağlıklı çorbalara buluşuruz inşallah.